Çocuklarda Kaygı ve Korkular

Karanlıktan korkan bir üç yaşındaki de, sınav öncesi karnı ağrıyan bir dokuz yaşındaki de aslında aynı şeyi yaşar: bedeninin ve zihninin "tehlike olabilir" alarmını. Bu yazıda hangi korkuların gelişimsel olarak beklendiğini, kaygının hangi işaretlerle kendini gösterdiğini ve kaygılı çocuğa nasıl eşlik edilebileceğini anlatıyoruz.

Hangi korkular hangi yaşta doğaldır?

Korkuların çoğu gelişimin doğal bir parçasıdır ve yaşla birlikte biçim değiştirir:

  • Okul öncesi dönemde karanlık, hayali yaratıklar, gürültü ve ebeveynden ayrılma korkuları sık görülür.
  • Okul çağında korkular daha gerçekçi konulara kayar: doğal olaylar, hastalık, başarısızlık, dışlanma.
  • Ergenliğe doğru sosyal değerlendirilme ve gelecek kaygısı öne çıkar.

Bir korkunun varlığı değil; yoğunluğu, süresi ve çocuğun günlük yaşamını ne kadar kısıtladığı önemlidir.

Kaygı çocuklarda nasıl görünür?

Çocuklar kaygıyı çoğu zaman kelimelerle değil, bedenleri ve davranışlarıyla anlatır: karın ağrısı ve baş ağrısı, uyku güçlükleri, huzursuzluk, sık güvence isteme ("Emin misin?", "Söz mü?"), kaçınma (partiye gitmek istememe, yeni şeyleri denememe) ve bazen öfke patlamaları. Kaygılı çocuk "inatçı" ya da "şımarık" gibi görünebilir; oysa içeride yoğun bir tedirginlik yaşar.

Evde ne işe yarar?

  • Korkuyu küçümsemeyin, büyütmeyin. "Korkacak ne var!" cümlesi çocuğu yalnızlaştırır; aşırı koruma ise "demek gerçekten tehlikeli" mesajı verir. "Korktuğunu görüyorum, ben yanındayım; birlikte bakalım" dengeli bir orta yoldur.
  • Kaçınmayı adım adım azaltın. Korkulan durumdan tamamen uzak durmak kaygıyı kısa vadede rahatlatır ama uzun vadede büyütür. Küçük, başarılabilir adımlar ve her adımın kutlanması işe yarar.
  • Bedensel sakinleşmeyi oyunla öğretin. Nefes oyunları, kas gevşetme oyunları ve hayal kurma egzersizleri sakin zamanlarda öğrenilirse kaygı anında kullanılabilir. Oyun Pusulası'nda "kaygıyla baş etme" alanını seçebilirsiniz.
  • Kendi kaygınıza da bakın. Çocuklar ebeveynlerinin tedirginliğini hassas antenlerle yakalar. Sizin sakinliğiniz, en güçlü güvence kaynağıdır.

Ne zaman profesyonel destek düşünülebilir?

  • Kaygı, çocuğun okuluna, arkadaşlıklarına veya uykusuna belirgin biçimde yansıyorsa,
  • Korkular yaşla birlikte yumuşamak yerine yoğunlaşıyorsa,
  • Kaçınma davranışları ailenin günlük yaşamını yönetir hâle geldiyse,
  • Bedensel yakınmalar (karın ağrısı gibi) sık tekrarlıyor ve tıbbi bir neden bulunamıyorsa,
  • Belirgin bir yaşam olayının ardından ortaya çıktıysa ve haftalar içinde yumuşamıyorsa.

Kaygısını sözle anlatmakta zorlanan çocuklar için oyun terapisi güvenli bir ifade alanı sunar. İlk adım olarak ebeveyn ön görüşmesinde gözlemlerinizi paylaşabilirsiniz.

Hatırlatma: Buradaki işaretler tek başına tanı anlamına gelmez. Sürekli ve yoğun bedensel yakınmalarda önce tıbbi değerlendirme yaptırmak uygundur; her çocuk kendi bütünlüğü içinde değerlendirilir.

İlgili bağlantılar

Uzman Psikolojik Danışman Batıkan Polat profil görseli
Uzman Psikolojik Danışman Batıkan Polat

Çocuklar, ebeveynler ve ailelerle psikolojik danışmanlık deneyimi bulunan uzman psikolojik danışman.

Okumaya devam edin

Her yazı, çocuğun davranışını tek başına değil; yaşı, gelişim dönemi ve bağlamıyla birlikte ele alır.

Tüm rehberlere göz atın